Araç çubuğuna atla

‘COVID-19 mücadelesi göç için fırsat’

Cumhurbaşkanlığı himayesinde İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün düzenlediği, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteklediği Uluslararası Göç Filmleri Festivali, dün gece düzenlenen açılış töreniyle online olarak kapılarını açtı. Gaziantep’te yapılması planlanan ancak COVID-19 salgını nedeniyle ertelenen festivalin açılışında Gaziantep’teki tarihi Mecidiye Han görüntüleri sanal sahne olarak kullanıldı.

Çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek ve 45 filmin gösterileceği festivalde tüm gösterimler ücretsiz olacak. Onursal başkanlığını Suriye asıllı Süryani bir göçmen olan Oscarlı oyuncu F. Murray Abraham’ın üstlendiği festivalde, sekiz filmin yer aldığı uluslararası uzun metraj film yarışmasının jüri başkanlığını Türk sinemasının dünya çapında en çok tanınan yönetmenlerinden Altın Palmiye ödüllü Nuri Bilge Ceylan yapıyor.

Döneminin iki büyük bestecisi Wolfgang Amadeus Mozert ile Antonio Salieri çekişmesini anlatan 1984 yapımı ‘Amedeus’ filmindeki Salieri rolüyle en iyi erkek oyuncu dalında Oscar ödülü kazanan, ‘Scarface’, ‘Sevimli Fahişe’ gibi unutulmaz filmlerin oyuncusu 80 yaşındaki Abraham’la konuştuk.

* Son yıllarda tüm dünyanın en çok tartıştığı konu göç. Siz de göçmen bir aileden geliyorsunuz. Göç etmek hayatınızda nasıl bir anlam taşıyor?
Osmanlı Suriye’sinden ABD’ye göç eden bir ailenin oğluyum. Bu yüzden göç beni yaşamım boyunca yakından ilgilendiren bir konu oldu. Göç dünyanın en eski ama tekrarlanmaya mahkum kavramlarından biri. Göç dünya çapında bir sorun ve dünya çapında işbirliği gerektiren bir konu. Koronavirüs tüm insanları eşit şekilde etkiledi. Şimdiye kadar bu kadar küresel bir işbirliği ihtiyacı ve fırsatı hiç oluşmamıştı. Tüm ülkelerin en zeki insanları bu korkunç hastalığı yenmek için uyumlu bir çaba içerisinde. Tüm insanlık ortak bir düşmana karşı savaşıyor. Göç felaketiyle ve göçün nedenleriyle mücadele etmede de tüm ülkeler güçlerini bir araya getirebilir. Bu dönem bu çabanın ve ortaklaşma anlayışı için bir adım olacaktır.

* ABD yıllar önce ailenize kapılarını açtı. Ancak şu anda ABD göçmenlerin isyanına sahne oluyor. Bu konuyla ilgili ne söylemek istersiniz?
ABD’ye Suriye’den kaçan babamın ailesini Ellis Adası’nda ağırladığı için minnettarım. Ancak Amerika’nın geleceğine ve refahına katkıda bulunabilecek çok sayıda göçmenin mevcut siyasi atmosfer tarafından dışlanmasından utanıyorum.

* Göç sinema için çok güçlü bir konu. En sevdiğiniz göç filmleri hangileri?
Paul Mazursky’nin yönettiği 1984 yapımı ‘İltica Planı’ ve James Gray’in yönetmenliğini üstlendiği 2013 yapımı ‘Göçmen’ filmini çok severim.

* Sizce sinema göç hikâyelerine yeterince yer veriyor mu? Bu anlamda yapılan filmleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bana göre göç konusu, onu yaşayan insanlar tarafından ele alınmalı. Uluslararası Göç Filmleri Festivali’ni bu kadar önemli kılan şey de bu.

TÜRKİYE’YE MİNNETTARIM
* Türkiye, çıkan iç savaşın ardından milyonlarca Suriyeliye kapılarını açtı. Bu göç Türkiye’de çok sayıda sosyal tartışmayı beraberinde getirdi. Türklere ve Suriyelilere vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Savaştan kaçan çok sayıda Suriyelinin hayatını kurtardığı için Türkiye’ye minnettarım. Elbette göç dalgaları ülkelerde çok farklı konularda tartışmalar yaratabilir. Ama Türkiye’nin gösterdiği cömertlik ve insanlık dünyanın geri kalanı için bir model olmalı. Başka ülkeler de bu zor görevi Türkiye ile paylaşmalı ve kapılarını göçmenlere açmalı. Amerika, büyükannem ve büyükbabam gibi ülkemizin inşasına yardım eden göçmenler olduğunu hatırlamalı. İki ağabeyim birinci kuşak Amerikalılar olarak Teksas’taki askeri bir mezarlıkta yatıyor.

‘ARTIRILIMIŞ GERÇEKLİK’LE AÇILIŞ TÖRENİ

Bu yıl ilki düzenlenen Uluslararası Göç Filmleri Festivali’nin dün gece gerçekleştirilen açılış töreni, fotoğraf gerçekliğine en yakın görüntüyü sunan gerçek zamanlı 3D sanal stüdyoda gerçekleştirildi. ‘Artırılmış gerçeklik’ teknolojisiyle Gaziantep’teki tarihi Mecidiye Han’ın canlandırıldığı sanal sahnede düzenlenen tören, organizasyonun mimarı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un konuşmalarıyla başladı. Böylece dünyada ilk kez uluslararası bir etkinlik, Türk mühendisler tarafından yapılan özel uygulamayla birlikte görüntünün sanal mı gerçek mi olduğunun anlaşılmadığı özel sahnelerin üretildiği teknolojiyle izleyicilerle buluşmuş oldu. CNN Türk televizyonu ve festivalin sosyal medya hesaplarından canlı yayımlanan ‘yeni nesil’ açılış töreninde dünyaca ünlü isimlerin yer aldığı jüri ile festivalde yarışacak filmler de tanıtıldı.

GÖSTERİMLER İNTERNETTE ÜCRETSİZ

Üç ayrı kateforide toplam 26 bin euro para ödülünün dağıtılacağı festival kapsamındaki 45 film, internet üzerinden ücretsiz izlenebilecek. Sinemaseverlerin filmleri izlemek için www.festivalscope.com sitesine üye olması ve sınırlı sayıda gösterim için rezervasyon yaptırması gerekiyor. 24 saat rezerve edilebilen filmler izlenmediğinde listeden silinerek bilet bir başka sinemasever için yeniden aktifleştiriliyor.

SEKİZ FİLM YARIŞACAK

Festivalde usta yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın başkanlığında ABD’li oyuncu Danny Glover, Bosna’lı oyuncu Emir Hadzihafizbegovic, Çin asıllı ABD’li oyuncu Joan Chen, Danimarkalı yönetmen Lone Scherfig, üç Oscar’lı İngiliz kostüm tasarımcısı Sandy Powell, İran’ın Cannes ödüllü oyuncusu Seyyid Şahap Hüseyni’dan oluşan Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmler şöyle:

For Sama/ Sama İçin (İngiltere, ABD/ 2019)

Midnight Traveler/ Gece Yolcusu (Amerika, Katar, Kanada, İngiltere/ 2019)

Omar And Us/ Omar ve Biz (Türkiye/ 2019)

Kızım Gibi Kokuyorsun/ Scent Of My Daughter (Türkiye, Amerika, Fransa/ 2019)

Oskar&Lilli (Avusturya/ 2020)

Oğlum Gibi/Just Like My Son (İtalya, Hırvatistan, Belçika/ 2018)

Rafaël (Hollanda, Belçika, Hırvatistan/ 2018)

The Merger/Extra Time (Avustralya/ 2018)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir