Metropolis Şehrinin Gizemi, Bulunan Yeni Eserlerle Çözülüyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Trakya Üniversitesi işbirliğiyle, Sabancı Vakfı, MESEDER ve Torbalı Belediyesi desteğiyle 20 yıldır sürdürülen Metropolis Antik Kenti’ndeki 2011 yılı kazı çalışmaları sona erdi.

Trakya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serdar Aybek başkanlığında, Türk ve Alman akademisyenler öncülüğünde 49 kişilik bir ekibin yürüttüğü kazı çalışmalarında bu yıl; yeni bir Roma Hamamı, zengin mimarisi ve mozaikleriyle dikkat çeken bir imparatorluk salonu, çarşı olarak kullanılan odalar, su kuyusu ve çok sayıda küçük eser ortaya çıkarıldı. Bu yıl kazı çalışmalarında gün ışığına çıkarılan yeni kalıntı ve buluntular, Hellenistik ve Roma dönemlerine kadar uzanan 3 bin yıllık tarihi gözler önüne seriyor.

METROPOLİS, 3 BİN YIL ÖNCESİ SOSYAL VE KÜLTÜREL YAŞANTIYA IŞIK TUTUYOR

Trakya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serdar Aybek, bu yılki kazılarda önemli yapıları ve eserleri gün ışığına çıkardıklarını, bölgenin geçmişteki kültürel ve sosyal hayatına ilişkin önemli bulgular elde ettiklerini söyledi. Aybek, “Metropolis Antik Kenti, 3 bin yıl öncesi Erken Tunç ve Orta Tunç çağlarına kadar insanların sosyal ve kültürel yaşantısına ışık tutuyor. Ortaya çıkardığımız binaların mimarileri ve sahip oldukları ince detaylar çok etkileyici. Metropolis’i küçük ve şirin bir Hellenistik kent olarak görüyoruz.” dedi. Metropolis’te daha önce rastlamadıkları detayların bu yılki kazılarda ortaya çıktığını söyleyen Aybek, konuyla ilgili şunları söyledi: “Örneğin bulduğumuz sikkelerde, Metropolis’in koruyucusunun Ares olduğu ortaya çıktı. Bu duruma Batı Anadolu’da ilk kez rastlıyoruz. Bu detaylar, Metropolis’e gizem katıyor.”

METROPOLİS’TE ÜÇÜNCÜ HAMAM HEYECANI

Metropolis Antik Kenti kazı çalışmaları kapsamında bu yıl, yaklaşık bin metrekarelik bir alanı kaplayan, daha önce ortaya çıkarılan iki hamam yapısının hemen yakınında bulunan üçüncü bir Roma Hamamı gün ışığına çıktı. Ateşlik bölümleri, mermer taban altından ısıtma sistemi ve ızgara biçimindeki tuğla sıraları, hamamın ısıtılma yöntemini gözler önüne sererken, mermer levhalar, süpürgelikler ve pencere camı parçaları ise hamamın içinin tamamen mermer levhalarla kaplı olduğunu gösteriyor. Üçüncü hamamın M.S. 2. yüzyıl sonlarında Metropolis`i etkileyen deprem nedeniyle diğer hamamların zarar görmüş olması sonrasında inşa edilmiş olabileceği tahmin ediliyor.

Metropolis Antik Kenti kazı çalışmalarında, bu yıl sportif ve kültürel etkinliklerin yapıldığı “Palaestra” adı verilen bölümde, Roma İmparatoru Antoninus Pius onuruna yaptırılan imparatorluk salonu da ortaya çıkarıldı. Dış mekanı, M.S. 3. yüzyılın sonlarına ait, zengin geometrik şekilli mozaiklerle süslü imparatorluk salonu, zengin bir mimariye sahip. İmparatorluk salonunun, kentin ileri gelen yöneticilerinin toplandığı ve özel konukların ağırlandığı bir mekan olduğu tespit edildi. Palaestra alanının yanında ise çarşı olarak kullanıldığı tahmin edilen üç metre derinlikte çok sayıda oda ve kenarları taşla örülmüş kuyu ortaya çıkarıldı.

Bu yılki kazı çalışmaları sırasında kayda değer en önemli arkeolojik buluntulardan biri, heykel gövde parçası ve kaidelerinin ortaya çıkarıldığı alan oldu. Kent için bir onurlandırma mekanı olduğu tahmin edilen bu alanda, Romalı bir general formunda olan heykelin belden aşağıya doğru bileklerine kadar olan bölümü ortaya çıkarıldı.

Kazı çalışmalarında ayrıca, kentin canlı sosyal hayatını gösteren kandil, saç tokası ve kaliteli bronz eşyalar ortaya çıkarıldı. Bunun yanı sıra 150’ye yakın Roma sikkesi de vatandaşların veya kente gelen tüccar ve ziyaretçilerin bıraktığı kültürel miras olarak incelenmeye alındı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Araç çubuğuna atla